İŞTE BÖYLE AZİZ'İM

Seninle sanatoryumda tanışmıştık,
-o günler bir türlü unutulmuyor-
ne tatlı sigara içerdik biliyor musun
hemşirelerden saklı?
Sonra bir yolculuktan bahseder gibi
uzun uzun ölümden konuşurduk.
Gelmediği için ödeneğin o günlerde
az kaldı taburcu edeceklerdi seni;
sonunda para bulmuştun yatmaya
lakin zaman bulamadın.
-Bir gün çıkarsın diye adresini de almıştım-
Hani vaktinde gitmedin değil,
kötüleşti dünyanın hali,
en güzeli işin
peşinde çoluk çocuk bırakmadın.
Kış geliyor, karakış
ne soba var, ne bir dirhem odun
işleri sorarsan eskisinden sıkı
ve aldığımız para malum!
Yaşamak zor azizim,
sağ olsaydın eğer
nasıl bulacaktın her gün,
sütü, taze yumurtayı, pirzolayı?
Çok şükür bunlara kalmadı ihtiyacın,
Biz hala öğrenemedik
senin kadar olsun,
etsiz ekmeksiz,
parasız pulsuz yaşamayı!

Rıfat ILGAZ