Peynir ve Kadayıfın Sıcak Buluşması Hatay Künefesi Hatay Künefesi: Tatlı dünyasında genellikle peynir denildiğinde akla...
Tahinli Kabak Tatlısı
Balkabağının En Zarif Hali Antalya Usulü Tahinli Kabak Tatlısı
Tahinli Kabak Tatlısı: Türk mutfağında balkabağı tatlısı denilince, genellikle tencerede şekerle pişirilmiş, yumuşak, hatta bazen püre kıvamına gelmiş turuncu dilimler akla gelir. Üzerine biraz ceviz serpilir ve kış akşamlarında tüketilir. Ancak rotanızı Akdeniz’e, güneşin başkenti Antalya’ya çevirdiğinizde, bu ezberin tamamen bozulduğuna şahit olursunuz. Antalya usulü kabak tatlısı, bildiğiniz kabak tatlılarına benzemez. Dışı cam gibi sert ve parlak, içi ise lokum gibi yumuşak olan bu tatlı, üzerine dökülen bol tahin ve cevizle birleştiğinde, basit bir sebze tatlısı olmaktan çıkıp gastronomik bir şahesere dönüşür.
Antalya’daki balık restoranlarının değişmez finali, ev gezmelerinin en ağır misafiri olan bu tatlı, sadece lezzetiyle değil, arkasındaki kimya ve sabır gerektiren hazırlık süreciyle de saygıyı hak eder. İlk ısırıkta duyulan o “çıt” sesi, bu tatlının alametifarikasıdır. Peki, normalde pişince yumuşayıp dağılan balkabağı, nasıl oluyor da dışı kıtır kıtır bir forma bürünebiliyor?
Sırrın Adı: Kireç Kaymağında Bekletme
Antalya usulü kabak tatlısını, diğer tüm kabak tatlılarından ayıran temel fark, pişirme tekniği değil, pişirme öncesi uygulanan “kireçte bekletme” işlemidir. Bu yöntem, geleneksel Türk reçelciliğinde (özellikle patlıcan, incir, domates reçellerinde) kullanılan eski bir tekniktir, ancak balkabağına bu kadar yakışanı azdır.
İşlem, “sönmemiş kireç” taşlarının suyla buluşturulmasıyla başlar. Kireç suda çözüldüğünde dibe çöker ve üstte berrak, duru bir su kalır. İşte “kireç kaymağı” denilen bu su, tatlının sihirli iksiridir. Doğranan kabaklar, saatlerce (genellikle bir gece boyunca) bu suyun içinde bekletilir. Kireçli su, kabağın dış yüzeyindeki pektin yapısıyla etkileşime girerek, kabuksuz olan yüzeyde ince, görünmez ama sert bir zırh oluşturur. Bu zırh, kabak pişerken dağılmasını engeller, şeklini korumasını sağlar ve o meşhur çıtırlığı verir.
Kireçten çıkarılan kabaklar, defalarca yıkanarak kireçten tamamen arındırılır. Eğer iyi yıkanmazsa tatlıda acı bir tat kalabilir. Sonrasında ise sadece şeker ve suyla değil, kendi saldığı suyla ve yoğun bir şerbetle ağır ağır pişirilir. Sonuç; dışı karamelize olmuş ve sertleşmiş, içi ise kehribar rengini almış ve macun kıvamına gelmiş bir lezzet bombasıdır.
Tahin ve Cevizin Altın Dokunuşu
Sade haliyle bile bir sanat eseri olan bu tatlı, Antalya usulü sunumda mutlaka “Tahin” ile taçlandırılır. Susamın ezilmesiyle elde edilen tahin, kabağın yoğun şekerli tadını dengeleyen en önemli unsurdur. Kabak tatlısı doğası gereği oldukça şekerlidir (“bayıcı” tabir edilen türden). Tahinin o hafif buruk, yağlı ve kavruk tadı, şekerin keskinliğini kırar ve damağı yormayan bir denge kurar.
Üzerine eklenen ceviz ise sıradan bir süsleme değildir. İri kıyılmış, dişe gelen taze cevizler, tahinle birleşerek tatlıya dokusal bir zenginlik katar. Çıtır kabak yüzeyi, akışkan tahin ve kıtır ceviz… Bu üçlü doku, ağızda her lokmada farklı bir haz yaratır. Bazı modern sunumlarda tahinin üzerine çok az miktarda kaymak eklendiği de görülür ama Antalya’nın yerlileri için tahin ve ceviz ikilisi tartışmaya kapalı bir klasiktir.
Sadece Bir Tatlı Değil, Bir Enerji Deposu
Balkabağı zaten vitamin ve mineral açısından zengin bir sebzedir. Ancak Antalya usulü yapıldığında, tahin ve cevizin de eklenmesiyle tam bir enerji bombasına dönüşür. Tahin, bitkisel protein ve sağlıklı yağlar açısından zengindir; ceviz ise Omega-3 deposudur. Bu yüzden bu tatlı, sadece damak zevki için değil, kış aylarında vücut direncini artırmak ve enerji vermek için de tüketilir.
Antalya’da özellikle balık yemeklerinin üzerine yenmesinin bir sebebi de budur. Balığın hafifliğinden sonra, tahinli kabak tatlısı, kan şekerini dengeleyen ve kapanışı muhteşem yapan güçlü bir finaldir. Hatta halk arasında “Balık öldü, helvasını (tatlısını) yemek lazım” ritüelinin Antalya şubesi, tahinli kabak tatlısıdır.
Pazar Tezgahlarından Lüks Restoranlara
Antalya’da semt pazarlarına gittiğinizde, soyulmuş ve dilimlenmiş balkabaklarının “tatlılık” garantisiyle satıldığını görürsünüz. Hatta bazı tezgahlarda “kirece yatırılmış” hazır kabaklar bile bulabilirsiniz. Bu, tatlının evlerde ne kadar sık yapıldığının bir göstergesidir. Ancak evde kireçle uğraşmak zahmetli olduğu için, genellikle restoranlarda veya tatlıcılarda yemeyi tercih edenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur.
Bu tatlı, aynı zamanda Antalya’dan dönenlerin sevdiklerine götürdüğü en popüler hediyeliklerden biridir. Kavanozlanmış tahinli kabak tatlısı, şehrin turistik bir simgesi haline gelmiştir. Rengiyle güneşi, tadıyla bereketi, yapılışındaki sabırla da ustalığı temsil eder.
Antalya Usulü Tahinli Kabak Tatlısı, bir sebzenin nasıl sınıf atlayıp, en şık sofraların baş tacı olabileceğinin kanıtıdır. Eğer yolunuz Antalya’ya düşerse, o çıtırtıyı duymadan ve tahinin kabakla dansına şahit olmadan dönmeyin. Bu sadece bir tatlı değil, Akdeniz’in damağınızda bıraktığı en tatlı hatıra olacaktır.